Yenidoğanın Mektubu

Yazar:  Diana Cassar-Uhl, LLL Leader, IBCLC, 
Ceviren : Özlem Deniz Yanık
Düzeltmeler: Zilan Uğurlu
Yazarın izniyle çevrilmiştir.
Sevgili anneciğim, beni emzirdiğin için çok teşekkürler! Muhtemelen daha şimdiden sütünün bana özel tasarlandığını ve beni besleyebileceğin diğer herşeyden daha iyi olduğunu zaten biliyorsun. Şu anda bebeklerini emzirmeyen arkadaşlarının daha kolay zaman geçirdiğini düşünüyorsun, biliyorum. O bebekler beslenme aralarında deliksiz ve daha uzun süre uyuyorlar, çok fazla mama içiyorlar ve benim gibi sürekli beslenmek için yaygara kopartmıyorlar! Sinirlenmeye başladığını biliyorum ve aldığın tüm nasihatleri duyabiliyorum… Anneannem seni emzirmediğini ve neticede gayet iyi olduğunu, babam beni rahatlatmak için hiç bir şey yapamadığını söylüyor ve doktor diye seslendiğin o soğuk elli kadın sana bir kutuda daha iyi büyümeme yardım edeceğini söylediği bir şey verdi. Yorgun ve kızgınsın, çünkü bana bakmak çok zor geliyor ama anneciğim lütfen, bana lezzetli sütünü vermekten vazgeçmeden önce, bazı davranışlarımı sana açıklayayım. Daha iyi hissetmene yardım edebilir.

Kümelenmiş Beslenme

Orjinal Yazı : Cluster Feeding
Yazar:  Kelly Bonyata, IBCLC
Ceviren : Sevcan Bilgin
Düzeltmeler: Çiğdem Karşıyaka
Yazarın izniyle çevrilmiştir.

Kümelenmiş beslenme: İngilizcede cluster feeding ya da bunch feeding diye geçen kümelenmiş beslenme, bebeklerin belli saatlerde beslenme aralarını ara vermiyormuşçasına kısa tutması – yakın zamanlarda ve çok defa emmesi – ama günün diğer saatlerinde daha uzun aralıklarla emmesidir. Bu çok yaygın görülen bir durumdur ve genellikle akşamları gerçekleşir. Sıklıkla – ama her zaman değil – peşinden normalden daha uzun süren bir uyku süresi gelir: bebek belki de uzun bir uyku çekmeden önce depolarını dolduruyordur.

Kümelenmiş beslenme genellikle bebeklerin mızmızlık yapmasıyla aynı zamana denk gelir.
Bebek birkaç dakika emer, bırakır, mızmızlanır/ağlar, birkaç dakika emer, bırakır, mızmızlanır/ağlar… böyle böyle saatlerce devam eder. Bu ÇOK moral bozucu olabilir ve anne bebeğinin yeterince süt alıp almadığından, yediği bir şeyin bebeğine dokunup dokunmadığından, yaptığı HER ŞEYİN bebeğine sıkıntı verip vermediğinden şüphelenmeye başlar. Kendinize güveninizi gerçekten zedeleyebilir, özellikle de çevrede aynı soruları soran başka biri (anneniz, kocanız, kayınvalideniz) daha varsa.


Bu davranış NORMALDİR! Sütünüzle veya anneliğinizle hiçbir alakası yoktur. Eğer bebek günün geri kalanında mutluysa ve mızıldandığı zaman ağrısı (kolikte olduğu gibi) varmış gibi görünmüyorsa – sadece bebeğinizi yatıştırmaya çalışın ve kendinizi sebep konusunda perişan etmeyin. Bırakın bebeğiniz ne kadar uzun ve ne kadar sık isterse o kadar emsin. Siz bebeği emzirirken ve tutarken, size yiyecek/içecek ve kitap//uzaktan kumanda/telefon/vs. gibi şeyleri getirmesi için babayı (veya yardımcı olacak başka bir kişiyi) görevlendirin.

Önsüt ve Sonsüt ile ilgili Kaygılar

Yazar:  Nancy Mohrbacher, IBCLC, FILCA
Ceviren : Arzu Yucekaya Bat
Düzeltmeler: Sevcan Bilgin, Cigdem Karsiyaka
Yazarın izniyle çevrilmiştir.



Eksik bilgi bazen tehlikeli birşey olabilir. Bu gerçek önsüt, sonsüt ve bunların emzirme üzerinde olan etkileri hakkında süregelen tartışmalarda olduğu kadar doğru olmamıştı. Bu kavramlar hakkındaki yanlış anlaşılmalar kaygıya, üzüntüye ve hatta emzirme sorunlarına ve erken memeden kesmeye yol açıyor.

Emzirilen Bebeklere Su Vermeye Dair Kurallar


Orijinal Yazı: Guidelines for offering water to breastfed babies
Yazar: Kelly Bonyata, BS, IBCLC
Çeviri:  Selda Koşar Kocadayılar
Düzeltmeler: Çiğdem Karşıkaya, Dilek Özgür
Yazarın izniyle çevrilmiştir.


Sadece anne sütüyle beslenen bebeklerin ilave suya ihtiyaçları yoktur çünkü anne sütünün %88’i sudur ve bebeğin tüm sıvı ihtiyacını karşılamaktadır. Doğumdan sonraki ilk birkaç gün içinde henüz annenin olgun sütü gelmemişken bile kolostrum bebeğin sıvı dengesini sağlamak için gerekli her şeyi içerir. (Tabii bu durum bebeğin etkili bir şekilde emzirildiği varsayıldığında geçerlidir.)

Her istediğinde bebeğin emmesine izin veriliyorsa, dışarıda hava çok sıcak olsa bile sadece anne sütü alan bebeklerin su takviyesine ihtiyaçları yoktur. Ciddi sıcak, kuru havalarda bile bebek ihtiyacı olan tüm sıvıyı anne sütü ile alır. Sadece anne sütü alan bebeklerde su ihtiyacının belirlenmesi için 22-41°C  arasında değişen sıcaklıklarda ve bağıl nemin %9-96 arasında değiştiği çeşitli yerlerde bir dizi çalışmalar yapılmış ve bu çalışmalar sonucunda emzirilen bebeklerde gerekli tüm sıvıların emzirme ile sağlandığı sonucuna varılmıştır.

Formül mama ile beslenen bebeklerin de rutin olarak suya ihtiyaçları yoktur. Bazı kaynaklar, dışarıda hava çok sıcaksa ya da bebek ateşli bir hastalık geçiriyorsa (kurallar için doktorunuza danışın), formül mamayla beslenen bebeklere su teklif edilmesini önerir (ancak bebek ekstra suyu daha sık beslenerek almayı tercih edebilir).

The Academy of Breastfeeding Medicine (Emzirme Tıp Akademisi) der ki; “İlk bir kaç gün içinde herhangi bir takviye normal emzirme frekansını etkiler. Eğer takviye edilen şey su ya da şekerli su ise yenidoğan bebekte, bilirubinin artması, aşırı kilo kaybı, daha uzun süre hastanede yatış ya da olası su zehirlenmesi riski artar.

The American Academy of Pediatrics(Amerikan Pediatri Akademisi) takviyelerin (su, şekerli su, formül mama ya da diğer sıvılar) medikal bir gereklilik hali nedeniyle hekim tarafından önerilmedikçe yenidoğan bebeklere kesinlikle verilmemesi gerektiğini söylemiştir. İlk 6 ay boyunca, sıcak iklimlerde bile, su ve meyve suyu emzirilen bebekler için gereksizdir ve alerjenlerin ya da atık maddelerin vücuda alınmasına sebep olabilir.

Yeni doğanlar (özellikle 4-5 haftanın altında) için su takviyeleri riskli olabilir.

- İki aylıktan küçük bebeklere ek su verilmemelidir.

- Su takviyesi artmış bilirubin düzeyleri (sarılık), aşırı kilo kaybı ve yeni doğanlar için uzun hastanede kalma süreleri ile ilişkilidir.

- Çok fazla su "oral su zehirlenmesi" denen ciddi bir duruma yol açabilir.

- Su takviyesi bebeğin midesini dolduracağı için beslenmeye yer bırakmayarak bebekte kilo kaybına (ya da yetersiz kilo alımına) sebep olabilir.

- Su takviyesi alan bebekler emmeye daha az ilgi duyarlar. Eğer bebek emebileceği sıklıkta emmiyorsa olgun anne sütünün gelmesi gecikir ve ideal süt miktarının oluşması engellenebilir.

Yenidoğan aşamasını geçmiş bebekler için

- Çok fazla su, gereğince emmeyi engelleyebilir çünkü su bebekte doygunluk hissi yaratır ve daha az emmesine sebep olur. Bebeklerin büyümesi için anne sütündeki gıdalara ve kaloriye ihtiyacı vardır. Su bunların hiçbirine sahip değildir.

- Anne sütü çok sıcak havalarda bile bebeğin ihtiyacı olan tüm suyu içerir.

- Eğer 4-6 aylık bir bebekse ve bardak kullanmayı öğreniyorsa gün içinde birkaç kez birkaç yudum su vermek eğlenceli olabilir. (miktarı günlük -24 saat içinde- çeyrek su bardağını geçmemeli)

Önemli not: Annesini açık büfe olarak her istediğinde (saate bağlı kalmadan) emen bebeklerin ek gıdaya geçinceye kadar suya İHTİYACI yoktur. Deneme amaçlı 4-6 ay arasında  içirilmesinde sakınca yok denilen birkaç damla su gereklilik olarak görülmemelidir. İdeal olanı sınırsız saatsiz emzirilen ve su verilmeyen bebektir.

- 6 ayını doldurmuş bebek katı gıdalara başladığında ona ek olarak bir kaç yudum sağılmış süt veya su vermek isteyebilirsiniz, bu bazı bebeklerde kabızlığı önlemek için gereklidir.

- 6 aydan büyük ve yürüme çağındaki bebeklere emzirilmeye devam edilmesini ve aşırıya kaçmadan su takviye edilmesini öneriyoruz.

Anne sütü bol miktarda sıvı içerir, 6. ayını doldurmuş ve yürüme çağındaki çoğu bebek kısıtlama olmaksızın emzirildiklerinde emzirme yoluyla ihtiyaçları olan sıvıyı alabilirler. Diğerlerinde ise kabızlığı önlemek için gıdalarla birlikte bir miktar suya ihtiyaç olabilir. Su sunmak için biberona gerek yoktur, su bir bardakta sunulabilir. Çoğu büyük bebekler ve yürüme çağındakiler ebeveynlerinin bardaklarından ya da pipetle su içmeyi severler. Bizim ailemizde, biz genellikle yemek zamanları bir bardak su sunuyoruz, ya da biri bir şey içecekse çocuğa da içip içmeyeceğini soruyoruz.


Ek Bilgiler:

Why can’t we give water to a breastfeeding baby before the 6 months, even when it is hot? http://www.who.int/features/qa/breastfeeding/en/

Do Breastfed Babies Need Water? by Anne Smith, IBCLC
Water: Dangerous for newborns? by Debbi Donovan, IBCLC
American Academy of Pediatrics Section on Breastfeeding. Breastfeeding and the Use of Human Milk. Pediatrics. 2005 Feb;115(2):496-506.
Academy of Breastfeeding Medicine Clinical Protocol #3: Hospital guidelines for the use of supplementary feedings in the healthy term breastfed neonate, revised 2009. Breastfeed Med. 2009;4(3):175-82.

Referanslar:

No need for water in hot weather
Almroth S, Bidinger PD. No need for water supplementation for exclusively breast-fed infants under hot and arid conditions. Trans R Soc Trop Med Hyg. 1990;84:602-604. [This study took place in India at temperatures from 35-40°C and relative humidity of 10-35%.]
Almroth SG. Water requirements of breast-fed infants in a hot climate. Am J Clin Nutr. 1978 Jul;31(7):1154-7. [This study took place in Jamaica, at an average outdoor temperature of 27.6°C.]
Armelini PA, Gonzalez CF. Breast feeding and fluid intake in a hot climate. Clin Pediatr. 1979;18:424-425.
Ashraf RN, Jalil F, Aperia A, Lindblad BS. Additional water is not needed for healthy breast-fed babies in a hot climate. Acta Paediatr. 1993 Dec; 82(12): 1007-11. [This study took place in Lahore, Pakistan at temperatures from 27.4-40.7°C and relative humidity of 24-77%.]
Brown KH, Creed de Kanashiro H, del Aguila R, Lopez de Romana G, Black RE. Milk consumption and hydration status of exclusively breastfed infants in a warm climate. J Pediatr. 1986;108:677-680. [This study took place in Peru at temperatures from 26-33°C and relative humidity of 49-96%.]
Cohen RJ, Brown KH, Rivera LL, Dewey KG. Exclusively breastfed, low birthweight term infants do not need supplemental water. Acta Paediatr. 2000 May; 89(5): 550-2. [This study took place in Honduras at temperatures from 22-36°C and relative humidity of 37-86%.]
Goldberg NM, Adams E. Supplementary water for breast-fed babies in a hot and dry climate–not really a necessity. Arch Dis Child. 1983 Jan;58(1):73-4. [This study took place in the Sinai desert, with temperatures between 32 and 37°C]
Sachdev HP, Krishna J, Puri RK. Do exclusively breast fed infants need fluid supplementation? Indian Pediatr. 1992 Apr; 29(4): 535-40.
Sachdev HP, Krishna J, Puri RK, Satyanarayana L, Kumar S. Water supplementation in exclusively breastfed infants during summer in the tropics. Lancet. 1991 Apr 20; 337(8747): 929-33. [This study took place in the tropics at temperatures from 34-41°C and relative humidity of 9-60%.]
Senanayake MP, Weerawarna H, Karunaratne KW, de Silva TU. Do babies need water in Sri Lanka? Ceylon Med J. 1999 Sep; 44(3): 126-9.

Sarılık:

de Carvalho M, Klaus MH, Merkatz RB. Frequency of breast-feeding and serum bilirubin concentration. Am J Dis Child 1982 Aug;136(8):737-8.
de Carvalho M, Hall M, Harvey D. Effects of water supplementation on physiological jaundice in breast-fed babies. Arch Dis Child. 1981: 56: 568-569).
Nicoll A, Ginsburg R, Tripp JH. Supplementary feeding and jaundice in newborns. Acta Paediatr Scand 1982 Sep;71(5):759-61.

Genel:

Glover J, Sandilands M. Supplementation of breastfeeding infants and weight loss in hospital. J Hum Lact 1990 Dec;6(4):163-6.
Martin-Calama J, Bunuel J, Valero MT, Labay M, Lasarte JJ, Valle F, de Miguel C. The effect of feeding glucose water to breastfeeding newborns on weight, body temperature, blood glucose, and breastfeeding duration. J Hum Lact 1997 Sep;13(3):209-13.
Scariati PD, Grummer-Strawn LM, Fein SB. Water supplementation of infants in the first month of life. Arch Pediatr Adolesc Med. 1997 Aug;151(8):830-2.
Williams HG. “And not a drop to drink” — why water is harmful to newborns. Breastfeed Rev. 2006 Jul;14(2):5-9
World Health Organization, Division of Child Health and Development Update No. 9: Breastfeeding and the Use of Water and Teas, November 1997.



Tehlikeli Oyun: Beslenme Aralığı Takıntısı

Yazar: Emma Pickett, IBCLC
Çeviri: Can Uçkan Yüksel
Düzeltmeler: Sevcan Kılıç Bilgin, Gizem Topalcı
Yazarın izniyle çevrilmiştir.






Bir şekilde, bir yerlerde, yeni anneler bebeğin emmeyi bırakmasıyla tekrar emmeye başlaması arasında geçen süreyi çok ama çok önemsiyorlar, neredeyse günde 24 saat.
Hatta bu süre tüm mantık ve nedenselliğin ötesinde bir önem taşıyor gibi. Bu sihirli sayıyı – 90 dakika, 2 saat, 3 saat – bir çeşit kutsal bir ölçüymüş gibi görüyorlar.
Ve bu maalesef boş bir inanç.

Evlerinde yeni doğmuş muhteşem bebekleriyle sevgiyle haşır neşir olmuş, rahat bir şekilde oturan anneler var. DVD çalarda bir CD, elinde bir bardak çay, bir arkadaşıyla telefon konuşmasını yeni bitirmiş. Emzirme iyi gidiyor, kilo alımı çok iyi, bebek mutlu. Ama bebek 1,5 saat yerine 40 dakika sonra açlık işaretleri göstermeye başlayınca kalpleri sıkışır ve temelde bir şeyleri yanlış yaptıkları hissine kapılırlar. Bir şeyi “doğru yapmıyorlar” çünkü arkadaşlarının bebeği emmeden  daha uzun süre durabiliyor. Şüphelenmeler burada başlıyor.

Yetişkinler olarak bir bardak çay alırız ya da bir bardak su, bir tatlı, bir atıştırmalık. Kendi açlık sinyallerimize cevap veririz ve bunu günün saatine, sıcaklığına, hislerimize, enerji seviyemize göre esnek biçimde yaparız. Bir çoğumuz yatağa bir bardak suyla gider ya da çoğu günü bir yudum suyla kapatabiliriz. Ben hiç saatine bakıp da “bir sonraki yudumuma 30 dakika kaldı, henüz değil” diyen bir yetişkin tanımıyorum! Fakat minicik yenidoğan bebeklerden bu sonradan kazanılan yapay zaman algısıyla yönetilmelerini bekliyoruz.

Geçenlerde bebeğinin beslenme rutininden son derece mutlu bir “yeni anne” ile tanıştım. Bebeğinin emzirme aralıklarını açmaya başlamasının gerekip gerekmediğini - çünkü yapılması gerekenin bu olduğunu düşünüyordu - merak ediyordu ve ona bunun gerekli olmadığını söylediğimde oldukları gibi devam etmekten çok mutlu olacağını söyledi.

Peki bu fikirler nereden geliyor? Herhangi bir emzirme eğitimi olan birinden, profesyonel emzirme danışmanlarının olduğu doğum öncesi eğitimlerinden ya da emzirmeyi destekleyen kişilerce yazılmış kitaplardan gelmiyor.Bunlar popüler bebek bakım kitaplarından, akrabalardan ve çevreden geliyor.

Bunlar emzirmenin biyolojisi ve anne sütü üretimi ile ilgili temel yanlış bilgi ve yanlış algılardan kaynaklanıyor. Bunlar, genellikle 20.yy ortasından kalma mama ile besleme ve sözde bilimsel normlardan doğuyor . Ve bu inanılmaz derecede tehlikeli.

Hala, emzirmesine rağmen 3 saat yerine 4 saatte bir emzirildiğinde bebeğin daha çok süt alacağına inanan insanlar var. Hala, memelerin tekrar dolmasını sağlamak için bebeği bir süre bekletmesini düşünen insanlar var. Eğer bebek sadece 1 saat sonra tekrar meme istiyorsa bunun bebekte bir probleme ya da annenin sütünün yetersizliğine işaret olduğuna inananlar var.

Süt üretiminin nasıl işlediği hakkındaki temel mesajların bu bilgiye ihtiyacı olanlara nasıl ulaşmadığı hem çok ürkütücü hem de  son derece sinir bozucu.

Peki, normali nedir? Evet, ne kadar zamanınız var? Çünkü pek çok  “normal” var. Bir yenidoğan 24 saat içinde 8 ila 12 kere beslenmelidir. Bu da bazılarının 3 saatlik aralarla beslenirken bazılarının  iki saatte bir meme isteyeceği anlamına gelir. Bazı bebekler her saatte bir 10 dakika beslenmek isteyebilir. Bazıları iki saatte bir 10 dakika emebilirler. Bazıları 2 saatte bir 40 dakika süreyle emebilirler. Yenidoğanlar günün bazı periyotlarında genellikle beslenmelerini sıklaştırırlar. Küme beslenmesi  ve memeden beş dakikadan fazla uzak kaldıklarında mutsuz olurlar. Bu sıklaştırılmış emme süreci tüm gece boyu sürebilir.

Ulusal Yardım Hattına en sık gelen çağrılardan biri şu şekildedir: “Bebeğim geceleri uyurdu ve şimdi 3-4 saattir uyanık. Onu tek sakinleştiren şey meme gibi gözüküyor.  O kadar uzun zamandır memede ki sanki yeterince sütüm yokmuş gibi hissediyorum.  Gerçekten, başka bir nedeni olamaz.’’ Bebek bir memeden diğer memeye geçerken yüksek yağ oranı içeren sütten az miktarlarda aldıkça uzun bir günün yorgunluğunu atıyor, ne yaptığını gayet iyi biliyor.

Ve bir süre sonra bebeğin kalıpları tekrar değişecek. Bazı bebekler aylar geçtikçe emzirme aralıklarını arttırır. Ama hepsi değil!

Bebek bakım kitaplarının en popülerlerinden birinde, büyüme ataklarında sık emzirmenin ara sıra kabullenilebilir olmakla birlikte emzirmeler arasındaki sürenin çok önemli olduğu yönünde güçlü bir yönlendirme bulunmaktadır. 3 aylık bir bebek 3 saatlik aralıklarla emiyor olabilir ancak bu aralık 4.ayda artmıyorsa!-Aman Allah’ım!- Aynı yazar annenin bir pompa yardımıyla süt üretiminin verimini ölçebileceğini savunuyor. Pompa yardımıyla süt sağımı yapmasının sonucunda çıkan miktarla bir bebeğin beslenmesi esnasında -tamamen farklı bir yöntemle- emerek çıkardığı süt miktarının eşit olacağına inanmakta. Bu kadının emzirme hakkında bilmedikleri bir ansiklopediyi doldurmaya yetiyor !

Bu uzayan aralıkların “daha iyi” ve “doğru” olduğu mesajında özellikle tehlikeli bulduğum: yeni annelerin hiç bir doğrulaması olmadan süt üretimlerinden şüphe duymalarına yol açmasıdır. Bu yazarla ilgili Mesaj Panolarından bildiğim kadarıyla pek çok anne bu sihirli sayılara ulaşmak için mama desteğine başvuruyor.
Neden?

Bir bebek bakım kitabındaki doğru olmayan bilgiler yüzünden bebekler artık sadece emzirilmiyor ve ebeveynler Sağlık Bakanlığının önerilerini dinlemiyorlar.

Bazı aileler birçok karmaşık neden yüzünden mama vermeyi seçiyor; bazıları mutlu bir şekilde bazıları ise çok perişan bir halde bunu yapıyor. Fakat sadece bir kitapta okunan bir yalan yüzünden bunun yapılması bana çok trajik geliyor.

Memeler üzerine bilgilerimiz son 20 yıl içinde çok değişti. Bu konudaki önde gelen çalışmaların birçoğunu Avustralyalı bilim insanları Prof. Peter Hartmann,  Dr. Donna Geddes, Steven Daly ve ekipleri oluşturdular. 
Pek çok kadının yaklaşık aynı sayıda süt kanalı olduğunu düşünüyorduk, fakat ultrasonla yapılan araştırmalar gösteriyor ki  düşünülenden daha az süt kanalı var ve kişiler arasındaki değişkenlik oldukça fazla. Bir kadının mem ucunda 4 kanal bulunurken bir diğerinde 18 bulunabiliyor.

Ancak burada konuşmamız gereken memenin depolama kapasitesi hakkındaki bulgular.  Bebek emzirilirken bir miktar süt emzirme anında üretilmekte, bir miktarı da emzirme aralıklarında memelerde biriken sütten kullanılmaktadır.

Ultrason verileri göstermektedir ki annenin depolama kapasitesi meme boyutuna göre tahmin edilememekte  ve meme boyutunun sadece grandular dokudan ibaret olmadığı aşikardır. Memenin depolama kapasitesindeki farklılık çok geniş bir yelpazede. Bir anne meme başına yaklaşık 75 ml depolarken, bir başka anne 590 ml’den fazla depolamıştır ve burada gerçekten bir yazım hatası yok!

Memesi daha az depolama kapasitesine sahip olan kadınlar 24 saat boyunca sağlıklı bir şekilde süt üretebilir ve bebeklerinin kilo alımı da normal olur. Ancak buradaki sağlıklı süt üretimine ulaşmak için bu annelerin bebeklerinin daha sık emzirilmeye ihtiyaçları vardır.
Bu annenin süt üretimi problemi mi var?

Hayır, yok.

Bu annenin bebeği  ilk aylarda günde 2 saatte bir ya da daha sık beslenmeye devam eder, belli zamanlarda emmeyi sıklaştırma ihtiyacı duyar, belki geceleri birkaç kez aç olarak uyanmaya devam eder. Başka bebekler 24 saatlik periyotta daha uzun aralıklarla beslenme rutinine geçmiş olabilirler ancak bu toplamda daha çok anne sütü aldıkları anlamına gelmez.

Memeler dolduğunda süt üretimi yavaşlar. Memeler boşaldığında daha çok süt üretiriz. Bebekler daha boş memelerden daha sık emzirildiği takdirde yağ oranı yüksek süt alırlar. Sık emzirmenin bir değeri vardır. Ve bazı memelilerde %40lara çıkan yağ oranının insan sütünde %3-5 civarında olduğu düşünüldüğünde daha sık emzirmemiz gereken bir tür olduğumuz açıktır.

Depolama kapasitesi daha az memelere sahip bir annenin bu bebek bakım kitabına sahip olduğunu hayal edelim. Bebeği 2 saatte bir emmek istedikçe strese girecektir. Hatta bebeğinin bu şekilde daha çok süt alacağı yanlış inancıyla emzirme aralıklarını arttırmaya çalışmış veya arttırmış olabilir. Böyle yaparak memeleri daha uzun süre tam dolu kapasitede bekletilmiş, süt üretimi yavaşlamış ve memelere süt üretimini azaltma mesajı gönderilmiştir.

Bu beslenme aralıklarını uzatma girişimiyle ona önerileni yapan anne aslında 24 saat toplamındaki süt üretim miktarını azaltarak gerçekte zarar görüyor.

Peki, arkadaşları gibi emzirme aralığını hiç arttıramayan bu anneye ne önermeliyiz?

Öncelikle bebeğinin verdiği ipuçlarını cevapladığı için onu tebrik etmeliyiz. Neyseki erkenden bir rutin uygulamasını dayatmaya uğraşmaması gerektiğini biliyor ve bu nedenle süt üretimi maksimum kapasitede. Emzirmenin iyi gidip gitmediğini kontrol edelim: Beslenmeler rahat geçiyor, bebek beslendiği sürelerde mutlu ve sakin mi ( bu 3 yerine 1 saat ve daha az olabilir, fark etmez), bebeğin memeyi tutması  ve emzirme pozisyonu maksimum verimlilikte mi? Eğer tüm bunlar oluyor ve tek sıkıntısı mucizevi beslenme aralığına ulaşamamaksa, süt üretimi ile ilgili olabildiğince bilgili olduğu konusunda onun içini rahatlatmalıyız. Düşük depolama kapasiteli memelere sahip bir anne olabileceği ve bu nedenle bebeğinin  alacağı süt miktarını en yüksek seviyede tutabilmek için 24 saat içinde daha sık emzirmesi gerektiğini ve bu konuda yapabileceği hiç bir şey olmadığını belirtmeliyiz. Bundan sonra olacak şey kabullenmek ve alınan tavrı desteklemektir.

Annemiz, bebeğinin emzirmenin tüm faydalarını görebilmesi için ideal olarak 6 ay kadar bu şekilde devam etmelidir. Ev dışında emzirirken daha çok desteğe ihtiyacı olabilir; belki sling içinde emzirmeyi, farklı ortamlarda farklı pozisyonlarda emzirmeyi öğrenmek gibi. Geceleri uzun aralıklarla beslenen bebeğe sahip annelerden daha sık uyandığı için belki bebeğiyle aynı yatakta yatmanın güvenliği konusunda desteğe ihtiyacı olabilir.

Bu sadece aylarla ifade edilebilecek bir zaman problemi. Temeller oluştuktan sonra,  kalıplar değişecektir. Birkaç ay için nelere katlanabileceğimiz çok şaşırtıcıdır. Buzdolabımızda bu süreden daha yaşlı turşularımız vardır, hatta bu kadar süre dayanabilen diş fırçalarımız olabilir. Erişkinlerin zaman algısında bu süreç göz açıp kapamak gibidir.

Bu annelere yaramayacak tek şey bebeklerinin emme aralığını birazcık daha arttırmaları gerektiği mesajını vermektir. 15 dakika daha ağlamasına izin verip, mucizevi şekilde daha çok süt alacağını ve hayatlarının değişeceğini söylemektir. İşte bilim tam olarak her kadın için aynı şey olmadığını söyler.

Aslında, ben bu yazıda kendimden bahsediyorum. 6 ayın altındayken çocuklarım gündüz asla 2 saat aralığını aşmadılar, gece de bundan daha farklı değildi. Kırmızı kaplı kayıt defterime göre ilk 3 ay her 90 dakikada bir emziriyordum. Böylece bebeğimi üzerimde taşırken emzirmeyi öğrendim. Arkadaş çevresinde arkadaşlarla gezintilere çıktım ve evde arkadaşlarımla buluştum. -Şu anda zerre kadar şüphem kalmayan - birlikte uyumak üzerine okumalar yaptım ve birlikte uyumak durumumu kurtardı. Ve şükürler olsun ki herhangi bir şeyin ”yanlış” olduğunu asla düşünmedim. Sadece vücuduma güvendim. Bebeğime güvendim ve birlikte iyi bir takım olduk. Evde koltuğa oturup sıkça emzirdim,  televizyon dizilerimle –kimi zaman sağlıklı ve kimi zaman pek de sağlıklı olmayan- atıştırmalıklarımın keyfini çıkardım ve bu sorun değildi. Bu durum çok da uzun sürmedi. Ama uzun süreli emzirmenin faydalarının çok daha uzun süreli olacağı kesin.

Nasıl anne olacağımı neden bir saat söylesin ki? Onun yerine bebeğime ilgi göstermeyi yeğlerim.

Kaynaklar:

Anatomy of the lactating human breast redefinedwith ultrasound imaging.
DT Ramsay, JC Kent, RA Hartmann, and PE Hartman. 2005.
J Anat. 2005 Jun; 206(6): 525–534.

The Magic Number and Long Term Milk Production
by Nancy Mohrbacher in Clinical Lactation, vol. 2, March 2011

 




Department of Biochemistry, University of Western Australia, Nedlands, Australia.



 



Meme Ucunda Oluşan Süt Kabarcığı için Neler Yapılır?


Yazar: Kelly Bonyata, BS, IBCLC
Çeviri: Çiğdem Karşıyaka
Düzeltmeler: Ayşe Glass Sabah, Gizem Akay
Yazarın izniyle çevrilmiştir.

Süt kabarcığı nedir?

Bir süt kabarcığına (yani bloke olmuş meme başı gözeneğine) bleb ya da tıkalı meme ucu denir. Meme başı kabarcığı sütün deri altında kalmasıyla oluşur. Deri, bir süt kanalı çıkışının üzerini örterek gelişir ve arkasında süt birikir. Bir süt kabarcığı (fotoğrafı görmek için buraya tıklayın) meme başında veya meme başı çevresinde (areolada) çoğunlukla can yakıcı beyaz, şeffaf veya sarı bir nokta şeklinde ortaya çıkar. Kabarcıkta ve kabarcığın hemen arkasında acı hissedilir. Tipik bir süt kabarcığında, meme sıkılarak süt uca doğru basınç yaptığı zaman kabarcık dışarı doğru şişer. Süt kabarcıkları açılmamakta ısrarcı ve emzirirken çok can yakıcı olabilir. Günlerce hatta haftalarca kaldıktan sonra deri etkilenmiş bölgeden sıyrıldığında kendiliğinden iyileşebilir.

Afet ve Acıl Durumlarında Bebek ve Küçük Çocuk Beslenmesi

Orijinal Yazı : Infant and Young Child Feeding in Emergency Situations, Wellstart International
Çeviri: Erdem Kutlu
Düzeltmeler: Çiğdem Karşıyaka,Timea Kutlu, Ayşe Glass Sabah




Bebek ve küçük çocuklar, afet durumlarında ortaya çıkabilecek ciddi hastalıklara karşı çok daha savunmasızdır ve çok daha dikkatl
ı beslenmeleri gerekir. Bu durumda, artan ishal ve enfeksiyon hastalıkları riski nedeniyle emzirmeye devam edilmesi çok önemlidir. Buna ek olarak, emzirmeyle sağlanan güven hissi ve yakınlık, afet ortamındaki kaotik koşullarda hem anne hem bebek için hayati önemdedir.

Biberon ve formula ile beslenmenin riskleri; hijyenik olmaması, kalabalık, sınırlı su ve yakıt erişimi nedeniyle önemli ölçüde artmıştır. Emzirmenin önemi afet durumlarında çok daha fazladır çünkü anne sütü, bebek ve küçük çocuklar için ulaşılması mümkün tek sürdürülebilir besin olabilir.