Emzirmenin İslami ve Kültürel Uygulamaları

Yazan: Shaheda Yashmin
Çeviren : Merve Çelik Toraman

La Leche League International internet sitesinde yer alan Islamic and Cultural Practices in Breastfeeding yazısının çevirisidir. LLL International'ın izniyle yayınlanmıştır.


Çeşitli nedenlerden dolayı anne sütü benim için önemlidir. Bunun bir nedeni de, benim dinimdir. Müslüman bir ebeveyn olarak, daima İslami kurallara uymaya çalışmışımdır ve emzirmenin Kuran’da geçtiğini fark ettiğimde adeta büyülendim. İslamiyet  ve emzirme hakkında  araştırma yaptıkça, bazı tartışmalı konularla karşılaştım ve fark ettim ki kültürel ve dini uygulamaların birçoğu birbiriyle karışmış ve ayırt edilemez hale gelmiş.  Tüm dinlerde olduğu gibi, Müslümanlardan bazıları Kur’an ve Sünnetlerde açıklanan dini öğretilere sıkı sıkıya bağlı iken; diğer bir kısmı ise dine daha rahat bir yaklaşım içinde olsalar da bu sefer de ağır bir kültürel baskıya  maruz kalabiliyorlar. Emzirme konusunda Müslüman annelere destek vermek için, emzirmenin dini temeliyle bazı Müslümanların itaat ettiği kültürel uygulamaların arasındaki farkları anlamak gerekir.

BİR MÜSLÜMAN BAKIŞIYLA EMZİRME

Müslümanların çoğu emzirmeyi şeriat (İslam Hukuku) kurallarına göre, çocuğa Allah tarafından verilen bir hak olarak görmektedir.  Emzirme ile ilgili dini kuralların hepsi Kuran’da geçmektedir ve ebeveynlere belli bir ölçüde esneklik ve seçenekler sunar.

EMZIRME SÜRESİ

Kur’an’ın öğretilerine uyan Müslüman anneler bebeklerini genellikle iki yaşına kadar emzirmeyi hedeflerler. Burada kastedilen süre Hicri Takvime yani Ay Yılına göredir, bundan dolayı çocuğun ikinci doğum gününden yaklaşık 22 gün önceye tekabül eder. Ancak ebeveynlerin her ikisi de bebeği sütten kesmeyi, meşru bir sebeple kabul ediyorsa, bir çocuğu iki yıl boyunca emzirmek zorunlu değildir.

Müslüman anneler emzirme sorunlarıyla karşı karşıya kaldıklarında, iki yıl boyunca emzirme hedeflerine ulaşamayacaklarından korkup hayal kırıklığına uğrayabilirler ve sıklıkla da suçluluk duygusuna kapılabilirler.  Ellerinden gelenin en iyisini yaptıklarına dair annelere moral vermek önemlidir ve bazı şeyleri değerlendirmeye almada yardımcı bir yol olabilir. Birçok modern kültürde emzirme süresi çok daha kısadır; genellikle bir yılın sonunda biter.

Emzirme için maksimum yaş sınırı ile ilgili uygulamada, ailenin itikat etmeyi tercih ettiği fıkıh ( İslam içtihatı) ekolüne göre büyük bir çeşitlilik vardır. İslam alimleri bu konuda çok farklı görüşlerde olsalar da, bu süreç genellikle iki ila yedi yıl arasında değişmektedir. Bu da daha doğal bir sütten kesme yaklaşımı tercih eden bir annenin bu esnekliğe sahip olduğu anlamına gelir (yedi yaşına kadar emzirebilir). Bazı kültürlerde uzatılmış emzirme süresine karşı çıkılmaktadır. Mesela alt-Hint kültürlerinde kız çocukların uzun süre emzirilmesi kabul edilirken erkek çocuklar için aynı durum söz konusu değildir.

SÜTTEN KESME

Kur’an’da sütten kesmeyle ilgili  özel bir açıklama olmadığı için, Müslüman ailelerin sütten kesme yöntemleri  çoğunlukla  kültürel  uygulamalara göredir. Bangladeşli aileler, bebek altı aylık olduğunda altı pirinç tanesi verilerek ilk kez  ek gıdaya  (katı yiyeceğe) geçildiği zaman bir kutlama yaparlar. Bazı Afrikalı Müslüman kabile kültürlerinde (Hausa kültürel inancında) ise, bebeklere doğumdan itibaren anne sütünün yanı sıra su da verilmesi gerekmektedir ve hatta anneler bebeklerini emzirmeden önce kendi kolostrumlarını içebilirler. Bazı Hindistan-Pakistan kültürleri de geçmişte bu inanca sahipti. Farklı kabile grupları içinde uygulamaların çok fazla çeşitliliği bulunmaktadır. Buna ek olarak, gebelik esnasında emzirme bazı kültürlerde garip ve kabul edilemez görünebilir.  Anneler eğer hamile kalırlarsa, güvenli olmadığını ya da sütün bozulacağını düşünerek çocuklarını sütten kesmek için acele edebilmektedirler.

TAHNIK

Pek çok Müslüman aile, bir bebek doğduktan hemen  sonra bebeğe anne sütü vermeden  Tahnik olarak bilinen bir dini geleneği uygular. Bu gelenek hadîs kaynaklıdır. Tahnik ; bir Arabistan hurmasının yumuşatılması  ve temiz bir parmak ile bebeğin damağına çok az sürülmesinden oluşan bir uygulamadır. Bununla amaçlanan şey sadece bebeğe tatlı bir şey tattırılmasıdır. Bazen bunun yerine bal (1) veya şeker kamışı kullanılır.  Bebeğe bu ilk tadımı yaptıran bazen bir yakın akrabası (genellikle de dedesi) olur  ve nadiren de olsa ortaya çıkabilecek olumsuz etkilerini bilmeden bebeğin ağzına büyük bir parça verebilirler. Bu uygulamalar hakkında bilgi sahibi olan bir sağlık uzmanı durumun tehlikelerini hassas bir şekilde açıklamaya yardımcı olabilir.

İSLAMIYET’TE BABANIN ROLÜ

İslamiyet’te babalar emzirmede önemli bir rol oynamaktadır. Babaların sorumluluklarının birçoğundan Kur’an’da bahsedilmiştir. Bir babanın en önemli sorumlulukları şunlardır:

  • Baba manevi destek ve teşviki sağlar.
  • Baba sütannenin beslenmesi ve giyimi için maddi kaynak sağlamak zorundadır.
  • Baba, eğer anne emzirmiyorsa, alternatif  bir süt kaynağı bulmak ve ücretini ödemek zorundadır.
  • Baba emzirme döneminde ölürse, bebeğin bakım maliyeti, onun varisleri (genellikle bebeğin baba tarafından dedesi) tarafından karşılanacaktır.
  • Bebeğin annesiyle birlikte görüş alışverişinde bulunup sütten kesme kararı almak günah değildir.

Gerçek şu ki İslamiyet’te babanın işin mali yönünden sorumlu  temel  kişi olmak zorunda olması o kadar önemlidir ki bir çift boşansa bile, baba bebek sütten kesilene kadar (iki yıl içerisinde) annenin ve çocuğun masraflarını ödemeye devam etmek  zorundadır.

Babanın rolünün net olmasına rağmen, birçok kültürde babanın duruma  dahil olmadığı görülüyor. Bunun yerine, geniş aile üyeleri anne ve bebeğe yardımcı oluyorlar ve genellikle doğumdan hemen sonraki dönem için hizmetçi kiralanabiliyor. Bebekle beraber yatma çok sık görülen bir durum ve pek çok kültürde baba ilk birkaç hafta farklı bir odada uyuyor.

SÜT ANNELİK VE EVLAT EDİNME

Süt annelik, İslam öncesi Arabistan’da ve Hz. Muhammed zamanında yaygın bir uygulamaydı.  Hz. Muhammed de annesi ve iki farklı süt anne tarafından emzirilmiştir.

Eğer anne emziremiyorsa, bebeğin bir süt anne tarafından emzirilmesine bebeğin anne ve babası birlikte karar verebilirler. Bu da gösteriyor ki İslamiyet’te hayvan sütü yerine insan sütü tercih edilmektedir. İslam kültürünün bu yönü birçok Batı ülkesinde unutulmuş durumdadır ve emzirmede sorun yaşayan Batı’daki Müslüman anneler, süt anne seçeneğini göz önünde bulundurmadan genellikle formül mamaya yönelmektedir. Ancak, Arap ülkelerinde hala yaygın olarak uygulanmaktadır ve Arap anneleri öncelikle kendi geniş aileleri içinde sütanne ararlar. 

Düzenli olarak aynı kadın tarafından (üç ila beş veya daha fazla kez) emzirilen çocuklar “süt-kardeş” olarak kabul edilir ve birbirleriyle evlenmeleri yasaktır. Bir erkeğin süt annesiyle evlenmesi ya da bir kızın süt annesinin kocasıyla evlenmesi yasaktır.

Evlat edinen Müslümanlar bebeği emzirmek için ellerinden geleni yapabilirler çünkü İslami Hukuk Kurallarına (Şeriat’a) göre çocuk iki yaşından küçükse, bir bebeği üç ila beş kez emzirmek evlat edinilen çocuğa kendi doğurduğu çocukla aynı hakları verir. Bu durum aynı zamanda çocuğu mahrem yapar (kendisiyle cinsi münasebetin ensest görüldüğü, evlenilmesi yasak olan bir akraba). Tesettürlü Müslüman bir anne için bu çok önemlidir çünkü evlatlık oğlu ergenliğe girdiğinde onun yanında başını örtmesi gerekmez ve bu da ona daha fazla özgürlük tanır.

EMZİREN ANNELERİN RAMAZAN AYI BOYUNCA ORUÇ TUTMASI GEREKİR Mİ?

Ramazan, Müslümanların güneşin doğuşundan batışına kadar oruç tuttuğu Hicri bir aydır. Ancak, geçerli  özürleri olanlar, muaf edildiği sebep geçene kadar oruçtan  muaf tutulurlar. Ramazan yaz mevsimine denk geldiğinde, oruç tutulan süre çok uzundur ve birçok anne oruç tutmayı ve emzirmeye devam etmeyi nasıl başaracakları konusunda endişe ederler. Ancak, hamile ve emziren anneler Hadise göre oruçtan muaftır.

Bazı kültürler Hadisi, eğer emziriyorsa oruç tutmayacak diye çok genel bir şekilde yorumlamaktadırlar. Diğer durumlarda ve özellikle Arap kültürlerinde, anneler sadece sıkıntılı durumlarda oruç tutmazlar. Kendilerine  ya da bebekleri üzerinde olumsuz bir etkisi olmadıkça genellikle emzirmeye devam ederler.  Ramazan ayı içinde tutamadıkları orucu, oruç tutmaya engel durum ortadan kalkınca kaza etmek zorundadırlar.  Çok sık arayla çocuk sahibi olan anneler bütün çocuklarını sütten kestikten sonra borç oruçlarını toplu olarak kaza yapmayı tercih edebilirler. Bazı alimler bu annelerin kaza orucu tutmak yerine oruç tutamadığı gün sayısınca yoksul insanlara fidye verebileceklerini söylemektedirler.

Eğer bir anne oruç tutabileceğini hissederse, İftar ve Sahur arasında bol su içerek su kaybına uğramaması önemlidir. Besin değeri yüksek yemeklerden oluşan bir İftar ve Sahur yapar ve gün boyunca bol bol dinlenirse oruç tutması kolaylaşacaktır.

TOPLUM İÇİNDE EMZİRME

Müslüman kültürlerde emzirmenin önemli bir yönü annenin utanma duygusuyla mahremiyetinden endişe duymasıdır. “Müslüman anneler tenini veya memeni göstermeden başkalarının önünde nasıl emzirecekleri hususunda endişe duyabilirler.  Üstelik üzerlerini örtmeleri için akrabaları ve eşleri de ekstra bir baskı oluşturabilir. Bazı kültürlerde teni hiç görünmese bile anneler insanların önünde emzirmekten rahatsızlık duyabilirler.

Doğumdan sonra geniş bir ailede yaşamak ve sık sık ziyaretçinin gelmesi emzirmenin aksamasına yol açabilir çünkü memeyi bebeğe tutturmak ve doğru pozisyonu ayarlamak çok fazla çaba gerektirebilir. Tenini birazcık bile göstermeden emzirmek neredeyse imkansızdır ve ne yazık ki birçok Müslüman için o kadar zorluk çıkartır ki biberon vermek daha kolay bir alternatif olarak görünür.

Emzirme bir kez yoluna girdi mi, üzerini örtünmek daha kolay hale gelir. Annelerin satın alabileceği çok çeşitli emzirme örtüleri ve önlükleri bulunmaktadır ya da eğer anne başörtü takıyorsa başörtüsü bebeği örtebilecek kadar büyük olabilir. Eğer çocuk üzerinin örtülmesini tamamen reddediyorsa “tedbirli” emzirme zorlayıcı olabilir. Bol bir emzirme tişörtü giymek bu durumda yararlı olabilir.

Eğer etrafta bir erkek varsa başka bir sorun ortaya çıkar. Annelerin çoğu hiçbir şey görünmese ve bebeğin üzeri iyice örtülmüş olsa bile erkeklerle (ve mahrem erkeklerle) aynı odada emzirmekten rahatsız olabilir. Ayrıca, ailenin kültürel geleneklerine bağlı olarak erkeklerin önünde “emzirmek” kelimesini kullanmak bir tabu olabilir.

ANNELERİN SÜTÜNÜ ARTIRMAK İÇİN ÖZEL GIDALAR

Annelere genellikle “mübarek tohum” olarak da bilinen çörek otu (2) almaları tavsiye edilebilir. Birçok  hastalığa şifa olduğuna inanıldığı için, çörek otu  Müslüman toplumlarda çok önemli bir bitkidir. Birçok Müslüman sağlıklı bir yaşam tarzının bir parçası olarak çörek otunu kullanır (ancak hamilelik boyunca kullanılmamalıdır ). Çörek otu bitkisel bir süt artırıcı olarak görev yapabilir.

Müslüman annelere doğum esnasında ve sonrasında  yemeleri için tavsiye edilebilecek diğer bir yiyecek de hurmadır. Çünkü Kur’an’da  bir ayette Hz. Meryem’in Hz. İsa’yı doğururken hurma yediği ifade edilmektedir.

Hurma, oldukça zahmetli olan doğumdan sonra ihtiyaç duyulan enerjiyi verebilecek yüksek şeker oranına sahiptir. Hurma demir dahil birçok vitamin ve mineral içermektedir ve lif oranı yüksektir. Ayrıca süt akış refleksinin ortaya çıkmasında çok önemli olan oksitosin hormonuna benzer özelliklere sahip maddeler içermektedir.

Mısır kültüründe sütlerini artırmak amacıyla annelere tereyağı ve şekerde kızartılmış fındık ile toz haline getirilmiş çemen otundan oluşan “mughaat” adında özel bir karışım verilir. Aynı zamanda doğumdan sonra anneler  bol bol et suyu ve çorba içmeye teşvik edilmektedir. Bazı Afrika kültürlerinde süt artırmak için belirli bitkiler göğse sürülür ve bazı bölgelerde annelere 40 gün boyunca özel diyetler uygulanır. Acılı yemekler genellikle kısıtlanır ama bir Afrikalı kabile aslında yeni anne olan bir kişiyi, sütünü artıracağı inancıyla bol miktarda acılı yemekler yemeye teşvik etmektedir. Yine çeşitli kültürler arasında çok büyük farklar bulunmaktadır. Bangladeşli anneler doğumdan sonraki ilk birkaç gün kısıtlı miktarda su tüketir çünkü suyun kendilerini şişireceğine inanmaktadırlar ancak komşu kültürlerde annelere bol miktarda su verilmektedir. Pakistanlı annelere de genellikle  süt üretimine yardımcı olmak için çemen otu  içeren bir yiyecek ya da içecek verilir.

Müslüman annelerin İslami ve kültürel uygulamalarında birçok farklılıklar mevcuttur. Bu bilgiler çok geniş kapsamlı olmasa da, Müslüman annelere destekte bulunduğunuz zamanlarda sizin için yararlı olacağını ümit ediyoruz.


Shaheda Yashmin: Üç yıldır LLL Lideridir ve iki çocukları var.  Shaheda çocuklarına evde eğitim veriyor, Arapça öğreniyor ve Motherly Nurturing'de bloglar yazıyor



(1) Bal bazen bebeklerde botulizme neden olabilen bir bakteri sporları içerebilir; çok ciddi bir hastalık. Sağlık yetkilileri, 12 aylık olana kadar bir bebeğe bal verilmemesini tavsiye ediyor.
(2) Lact Med: "Hindistan'da çörek otu bir galaktogog olarak kullanılmıştır; ancak, bilimsel olarak geçerli hiçbir klinik çalışma bu kullanımı desteklemez." 
McKenna, K. and Shankar, R. The Practice of Prelacteal Feeding to Newborns Among Hindu and Muslim Families Journal of Midwifery & Women’s Health 2009;54(1):78-81.

Devamını Oku
Hiç yorum yok
Share:

Anne Sütü ve Bebek Tükürüğü

Çeviri : Ebe Arzu Çulha, Nevin Şahinbeyoğlu

Orijinal yazı : Breast Milk & Baby Spit

Yazarın izniyle çevrilip yayınlanmıştır. 

 

 


Geçen yaz Angela Garbes, benimle  “Anne sütü hakkında daha çok şey öğrendikçe, daha fazla büyüleniyorum” isimli inanılmaz bir röportaj yaptı. Konuştuklarımızın arasında bir daha asla unutamayacağınız bir konu var: Bebek tükürüğünün geri tepmesi. Bu röportaj sırasında “bebek salyasının anne sütünün içindeki bağışıklık faktörlerin artmasını tetiklediği” konusunun bir hipotez olarak kaldığını vurguladım. Fakat  buna dair  temel  bağlantılar deneysel olarak ortaya konmuştur.


My soul_KD-Neely
My Soul KD Neely



  1. Bebek hastayken (ancak anne hasta değil), anne sütünün içindeki bağışıklık faktörlerin yoğunluğu artıyor. (Hassiotou et al. 2013; Breakey et al. 2015)

  2. Bebek emerken, göğüs ucunun çapı artar ve  negatif basınçlı bir vakum oluşur. Bu vakum  bebeğin ağız boşluğundaki sıvıları - süt ve salya kokteyli - meme kanallarına geri taşır. “Bebek salyasının geri tepmesi” teriminin teknik karşılığı  “ters yönde süt akışı” olarak adlandırılır. (Geddes et al. 2008; Geddes 2009; Geddes et al. 2012; Ramsey et al. 2004)

  3. Süt canlıdır - bağışıklık hücreleri,  kök hücreler, anne ve bebek kaynaklı mikroplar içerir. (Hassiotou et al. 2013, Funkhouser and Bordenstein 2013)



Dahası, meme bezi anatomisi ve fizyolojisi hakkında bildiklerimiz ve bağışıklık tepkileri “bebeğin salyasının bağışıklık tepkilerini uyarmasının” çok da gerçek dışı olmadığını göstermektedir. 


Hastalığa bağlı olarak, bebekler mukoza zarından patojenler yayarlar – üst solunum yollarındaki mikroplar akıntılı burun ve öksürükler yoluyla taşınırlar- ve bebek emmek için anne memesine yapışmışken salya ve sümük birbirine karışır.  Bebekten meme bezi sistemine geri tepen bu ağız-burun salgıları beraberinde patojenleri de taşımaktadır. 


Lily Padula 
Lily Padula


Düzgün işleyen bir bağışıklık sisteminin ana bileşeni şudur: patojenlere maruz kalmak bağışıklık tepkilerini tetikler. Meme iltihabı sorunu yaşayan annelerin tamamının söyleyeceği gibi süt bezlerindeki bağışıklık tepkisi çok kritik öneme sahiptir.  Doğal seleksiyon, meme bezini, bebeği veya hem meme bezi hem de bebeği aynı anda korumak için  süt bezlerindeki ve sütteki bağışıklık  moleküllerinin  artmasını sağlamış olabilir.


Anne sütü tıka basa bağışıklık molekülleri ile doludur. Bebekler, kendi bağışıklık sistemleri henüz toy ve gelişim aşamasındayken, anne sütünün sağladığı  bu bağışıklık şemsiyesine güvenirler ve  anne sütünü sadece bir gıda değil aynı zamanda bir ilaç yapan da budur.


Ancak çok daha fazla şaşırmaya hazır olun..


Bebek salyası anne sütü ile birleştiğinde, hidrojen peroksit oluşmasına neden olan bir kimyasal reaksiyon oluşur. Evet-  anne sütü ve bebek salyasının karışımı büyüme destekleyen yararlı bakterileri desteklemekle beraber,   “Staphylococcusaureus ve Salmonella spp” gibi fırsatçı patojenlerin büyümesini de engellemektedir. (Al-Shehriet al. 2015) 


Peki yetişkin salyasının anne sütü ile karışımı aynı etkiyi yapar mı?

Hayır, sadece bebek tükürüğü bu etkiyi yapmaktadır. 


Bu, “emzirmenin, memede bir öğün olmaktan çok öte, canlı bir biyolojik işlem” (Raju 2011) olduğunun göstergelerinden sadece biridir. 


Böylece sonunda anne sütü ve bebek tükürüğü ayrılmaz muhteşem bir ikili olmuştur.




Daha Fazla Bilimsel Bilgi için:


Al-Shehri, Saad S., et al. "Breastmilk-Saliva Interactions Boost Innate Immunity by Regulating the Oral Microbiome in Early Infancy." PloS one 10.9 (2015): e0135047.

Breakey, A. A., Hinde, K., Valeggia, C. R., Sinofsky, A., & Ellison, P. T. (2015). Illness in breastfeeding infants relates to concentration of lactoferrin and secretory Immunoglobulin A in mother’s milk. Evolution, medicine, and public health, 2015(1), 21-31.

Funkhouser, L. J., & Bordenstein, S. R. (2013). Mom knows best: the universality of maternal microbial transmission. PLoS Biol, 11(8), e1001631.

Geddes, Donna T., et al. "Tongue movement and intra-oral vacuum in breastfeeding infants." Early human development 84.7 (2008): 471-477.

Geddes, Donna T., et al. "Tongue movement and intra-oral vacuum of term infants during breastfeeding and feeding from an experimental teat that released milk under vacuum only." Early human development 88.6 (2012): 443-449.

Geddes, D. T. (2009). Ultrasound imaging of the lactating breast: methodology and application. International Breastfeeding Journal, 4(1), 1.

Hassiotou, F., & Geddes, D. (2013). Anatomy of the human mammary gland: Current status of knowledge. Clinical anatomy26(1), 29-48.

Hassiotou, F., Hepworth, A. R., Metzger, P., Lai, C. T., Trengove, N., Hartmann, P. E., & Filgueira, L. (2013). Maternal and infant infections stimulate a rapid leukocyte response in breastmilk. Clinical & Translational Immunology2(4), e3.

Hassiotou, F., Geddes, D. T., & Hartmann, P. E. (2013). Cells in Human Milk State of the Science. Journal of Human Lactation, 0890334413477242.

Raju, T. N. (2011). Breastfeeding is a dynamic biological process—not simply a meal at the breast. Breastfeeding Medicine, 6(5), 257-259.

Ramsay, D. T., Kent, J. C., Owens, R. A., & Hartmann, P. E. (2004). Ultrasound imaging of milk ejection in the breast of lactating women. Pediatrics, 113(2), 361-367.


Devamını Oku
Hiç yorum yok
Share:

Emzirme Döneminde Ameliyat

 

Çeviri: Irem Perna

Gözden Geçirme: Uzm. Dyt. Beyza Geçer

La Leche League International internet sitesinde yer alan Surgery and Breastfeeding yazısının çevirisidir. LLL International'ın izniyle yayınlanmıştır.

Genel Anesteziyle Ameliyat Olmanız Gerekiyorsa:

Genel anestezi ameliyat boyunca uyuyacağınız anlamına gelmektedir. Ameliyat olmadan önce doktorunuza emzirdiğinizden ve ameliyat sonrasında da emzirmeye devam edeceğinizden bahsetmelisiniz. Anestezinin etkileri veya bebeğinizden ayrı geçireceğiniz vakit hakkında endişeleriniz varsa doktorunuzla ameliyatı bebeğinizin büyüdüğü ileri bir tarihe planlayıp planlayamayacağınız hakkında konuşabilirsiniz.

Birçok makale annelerin miadında doğan sağlıklı bebekleri veya çocuklarını ameliyattan hemen sonra emzirebileceğini söylemektedir. Genel anestezi sonrasında kendinize geldiğiniz zaman anestezik madde kandan yağ ve kas dokusuna geçmiştir demektir ve zamanla etkisi tamamen geçecektir.


İlacın anne sütüne geçişi içerisindeki etken maddelere bağlıdır. Emzirme ile uyumlu birçok ilaç bulunmaktadır. Eğer doktorunuzun emzirme ile uyumlu ilaçlar hakkında tereddütleri varsa aşağıdaki makaleleri kendisiyle paylaşabilirsiniz. Ameliyat sonrası ağrılarınız için size hangi ilacın yazılacağını önceden öğrenmelisiniz. Bu ilaçların birçoğu emzirme ile uyumludur fakat değilse doktorunuzdan uyumlu bir ilaçla değiştirmesini talep edebilirsiniz.

Eğer emzirilen bebek “riskli” bir bebekse, örneğin prematüre doğmuşsa veya apne sorunu varsa (zaman zaman solunumu kesiliyorsa), doktorunuz emzirmeye ara vermenizi ya da ameliyattan 6-12 saat sonra sağdığınız sütü bebeğinize vermemenizi önerebilir. Sağdığınız sütü bebeğiniz büyüdüğünde kullanmak için dondurabilir ya da anestezi almadan önce sağdığınız sütle karıştırabilirsiniz.

Eğer seçme şansınız varsa genel anestezi yerine spinal veya epidural anestezi alabilirsiniz. Ameliyat boyunca uyanık olan hastalar ameliyattan hemen sonra emzirebilmektedir.

 

AMELİYATTAN ÖNCE:

1.       Siz ameliyat olurken bebeğinize yetecek kadar süt sağıp saklayabilirsiniz. 

2.       Doktorunuzdan sizin ameliyatınızın günün ilk ameliyatı olmasını rica edebilirsiniz. Böylece öngörülenden uzun süren diğer ameliyatlar sebebiyle sizin ameliyatınız gecikmez.

3.       Ameliyat günü evden ayrılmadan önce bebeğinizi emzirebilirsiniz. 

4.       Hastaneye vardığınızda yanınızda bir süt sağma makinesi olmalı. Kendi makinenizi götürebilir ya da hastaneden süt sağma makinesi talep edebilirsiniz. Bebeğiniz sizinle değilse ameliyat başlamadan önce ve ameliyattan sonra anestezinin etkisi geçer geçmez sütünüzü sağabilirsiniz. . Ameliyattan sonra sağdığınız sütü dökmenize gerek yoktur.

5.     Eğer bir süre hastanede kalmanız gerekiyorsa, bebek bakımında size yardımcı olabilecek biri olduğu sürece bebeğinizin sizinle kalıp kalamayacağına bakın.

6.       Ameliyattan sonra ev işleri ve diğer çocuklarınızın bakımı için mutlaka yardım isteyin. Eğer bulunduğunuz ülkede ev ziyaretleri yasaklanmışsa birisi kapınıza marketten almanız gerekenleri bırakabilir veya sizin için yemek getirebilir.

Lokal Anesteziyle Ameliyat Olmanız Gerekiyorsa:

Lokal anestezide ilaç, ameliyat edilecek bölgeye o bölgeyi uyuşturmak için enjekte edilir. Genellikle diş tedavilerinde kullanılır. Bu ilaçların emilimi çok azdır ve anestezik madde anne sütüne geçmez. Bebeğinizi kendinizi iyi hissettiğiniz anda emzirebilirsiniz.

 

KAYNAKLAR: https://abm.memberclicks.net/assets/DOCUMENTS/PROTOCOLS/15-analgesia-and-anesthesia-protocol-english.pdf.  Bu kaynak sadece İngilizce, Çince, Hırvatça, Korece ve İspanyolca mevcuttur.

Academy for Breastfeeding Medicine (ABM)’nin İngilizce analjezi ve anestezi protokolü: https://abm.memberclicks.net/assets/DOCUMENTS/PROTOCOLS/15-analgesia-and-anesthesia-annotated-bibliography.pdf 

Anestezi sonrası Emzirme: Anestezi Teknikerleri İçin İlaçların Anne Sütüne Geçişiyle İlgili Bir İnceleme : https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC4582419/

2020-Emziren kadınlarda anestezi ve sedasyon kılavuzu – Büyük Britanya ve İrlanda: https://doi.org/10.1111/anae.15179

İlaç ve emzirmeyle ilgili daha fazla bilgi almak isteyen ebeveynler ve sağlık çalışanları için :

LactMed – A.B.D. Ulusal Tıp Kütüphanesi : https://toxnet.nlm.nih.gov/newtoxnet/lactmed.htm

E-Lactancia – Emzirme Teşvik ve Kültürel ve Bilimsel Araştırma Derneği (Sadece İspanyolca ve İngilizce)  : www.e-lactancia.org

Teksas Teknoloji Üniversitesi Sağlık Bilimleri Merkezi, Çocuk Risk Merkezi : www.infantrisk.com , +1 806-352-2519


Devamını Oku
Hiç yorum yok
Share:

Meme Reddinden Meme Kenesine


Yazan: Kumru Alpaydın, Şubat 2021

Benim emzirme hikayem tam 38 yıl önce, annemin çalışan bir kadın olarak beni emzirememe hikayesiyle başlıyor. Ne zaman bu konu açılsa annem, gözleri hafifçe yere doğru inerek, "Doğum izni 20 gündü, işe döndüm. Sütüm de yoktu zaten, emziremedim seni" der. Bu sözlerin arkasında, ne çok vicdan yükü, ne çok desteksizlik, ne çok yalnızlık olduğunu ancak bebeğim hayatıma katıldığında anladım…

Anne olmaya geç karar verebilmiş, iş hayatının en yoğun döneminde bir kadın olarak, bebek ve doğumla ilgili pek çok konu gibi emzirme konusunu da akışına bırakmış, bir plan yapmak ve bilgilenmek yerine, geleni karşılamaya çalışmayı seçmiştim. Ne hamilelikle, ne doğumla, ne de bebekle ilgili pek bir şey okumuyor, bedenimin 38 yıllık var olma tecrübesinin bu konuları da halledebileceğine güveniyordum. Sorunsuz bir hamilelik ve sorunsuz bir doğum yaşadım. Emzirme konusu ise hiç beklemediğim şekilde iyi başladı. Bebeğim emiyor ve sütüm geliyordu. Bu benim için şaşırtıcı oldu, anneme bedensel olarak aşırı benzerliğim, onun emzirme tecrübesinin benim de emzirme tecrübem olacağını düşünmeme sebep olmuştu ama başlangıç hiç de öyle olmadı.

Bebeğim 7 günlükken, bir mimarlık dergisi için, yazmaya doğumdan önce söz verdiğim ama beklediğimden 3 gün önce gerçekleşen doğum sebebiyle tamamlayamadığım yazımı bitirmek için bilgisayar başına geçtim. Henüz 7 günlük, bu minicik canlıyı, sürekli kucağımda tutmak konusunda çok güçlü bir içgüdüm vardı. Onu bir saniye bile göğsümden ayırmak istemiyordum ama yazmaya söz verdiğim yazıyı bitirememiş olmak da beni çok rahatsız ediyordu. Bitiremediğim işler için ne kadar gerildiğimi bilen ama bebeğimi kucağımdan bırakmak istemediğimi de anlayan eşim bilgisayar klavyemi biraz ileri itip, bir yastığın üzerine yatırdığı bebeğimi klavyenin olması gereken yere koyarak çalışırken emzirmeye devam etmemi sağladı. Bebeğim emiyor, uyuyor, uyanıyor, tekrar emiyordu ve ben de çalışıyordum. Birkaç günlük çalışma ve handsfree emzirmeyle yazı yetişti, benim stres seviyem de normale döndü.


Bebeğimin doğumunun 14. gününde aşılması gereken yeni bir konu bizi bekliyordu. Yarı zamanlı öğretim görevlisi olarak, stüdyo yürütücülüğü yaptığım üniversitenin final jürileri başlamıştı. Sabahtan akşama kadar süren jürilere, projelerini beraber yürüttüğümüz öğrencileri yalnız bırakmamak için katılmak zorundaydım. Hastane tipi bir pompa kiraladık ve süt sağmaya başladım. İşte o ana kadar her şeyin çok iyi gittiğine olan inancım bir anda yerle bir oldu. Bir taraftan bebeğim emiyor, onun uyuduğu kısacık aralıkta süt sağıyordum ve şişede biriken 10 ml sütü görünce, özgüvenim giderek azalıyor hatta bebeğimin doyduğundan şüphe ediyordum. Benim okulda olacağım 4 günlük jüri maratonunda, eşim evde olacak ve sevgili bakıcımız ile beraber bebeğe benim yokluğumu hissettirmeyecekti. Jüri günü gelip çattığında bebeğe yetecek kadar süt biriktirebilmiş değildim. Hatta sütümün az olduğuna ve bebeğime yetmediğine bile ikna olmuştum. Çevremde olumsuz emzirme tecrübesi olan ne kadar çok kadın olduğunu hep bir ağızdan mama vermem gerektiğini söylediklerinde anladım. Bu kadar çok kadın, her biri tecrübeli annelerdi, emziremediyse ben nasıl emzirebilirdim ki?! Onların sütü yetmediyse benimki nasıl yeterdi?! Mama konusuna hızlıca ikna oldum ve anne memesine en yakın olduğu (!) iddia edilen bir biberonla beraber, mama satın aldım. Ben okulda jürideyken, babası bebeğimizi biberon, sağılmış azıcık anne sütü ve mama ile beslemeye başladı. Okuldan döner dönmez hemen bebeğimi alıp soyunup yatağa giriyordum, ertesi gün tekrar okula gideceğim zamana kadar onu koynumda tutuyor, sürekli emziriyordum. Yine içgüdüsel olarak bebeğimle ten teması kurmak istediğimi, koynumda uyutmak istediğimi, istediği zaman emmesini sağlamaya çalıştığımı şimdi dönüp o günlere bakınca anlıyorum. Jüri günlerini de gayet iyi şekilde atlattık. Tabi artık benim, süt konusunda kendime güvensizliğim ve biberon o günlerin sonucu olarak hayatımızdaydı.

Bebeğim 1 aylık olunca, günde birkaç saat ofise gitmeye başladım. Bebeğimin doğduğu gün bile öğlene kadar çalışmıştım ama bu işlerimi bitirmeme yetmemişti. Devam eden projeler için ofise gidiyor, biraz çalışıyor, işleri yoluna koyuyor ve eve dönüyordum. Bu sırada bebeğim evde biberonla besleniyordu ve ben bizi çok yakında bekleyen tehlikeden habersiz bir şekilde "hem senin de göğsün dinlensin" öğütlerini dinliyordum. Tehlikenin su yüzüne çıkması ve kendini göstermesi çok sürmedi: MEME REDDİ!

O güne kadar memeyi büyük bir istekle emen miniğim bir anda memeye düşman olmuştu. Emzirmeye çalışırken kafasını geriye atıyor, ağlıyor, kafasını sağa sola çeviriyor ama bir türlü emmiyordu. Biberon ile arası ise gayet iyiydi. Defalarca denedim, sonuç değişmedi. O an hissettiğim üzüntüyü şu anda bile çok canlı bir şekilde hatırlıyorum. Hemen elime telefonumu alıp googlelamaya başladım. Neden emmiyordu bebeğim? İlk aklıma gelen ihtimaller, yetersiz olduğumu düşünmeye ne kadar meyilli olduğumu yüzüme vuruyor şimdi.

Search: süt yetmeyen bebek!

Önümde açılan, kaynağı ve niyeti pek belli olmayan onlarca internet sitesini hızlıca gözden geçirdim. Formül mamalardan, ev yapımı tariflere, çeşitli hastalık olasılıklarına varana kadar pek çok şey okudum. Sonra aklım ve duygularım daha da karışmış şekilde bebeği olan arkadaşlarımı aramaya başladım. Bir kaçı bir yıl civarında çalışmamış ve bebeğini de işe başlayana kadar emzirebilmiş, biri meme ucu yaralarından dolayı emzirememiş ama 14 ay boyunca sağarak bebeğine anne sütü vermişti. Bir tanesi ise daha ben hikayemi anlatmaya başlar başlamaz MEME REDDİ dedi. "Biberonu bırakmalısın hemen!" diye de ekledi. Biberonu nasıl bırakabilirdim ki ben yokken aç mı kalacaktı bebeğim? Bana hızlıca cup feeding’den (bardakla besleme) bahsetti, biraz sakinleştirdi ve instagram'dan bir yenidoğanın bardakla süt içtiği bir post gönderdi. Bu post benim ve bebeğimin hala devam eden emzirme serüvenimizin ışığı oldu. Önce o postun olduğu hesabın tüm gönderilerini, arkasından o hesapta önerilen diğer hesapların gönderilerini tek tek okudum. Paylaşılan tüm linkleri, verilen referansları, temas ettiğim her şeyi okudum. Okudukça çaresizlik hissim azalıyor, anlamaya başlıyordum.

Kendimle, bebeğimle, memelerimle, sütümle hatta annemin 20 günlük kısacık ve insafsız doğum izni yüzünden hiç inşa edilememiş sütüyle, anneannemin "oğlan çocuğu çok emzirilmez hevesli olur" denilerek elinden alınmış sütüyle yeniden tanışıyordum. Çok geç kalmamış olduğumu umarak, önce bebeğimi uykuda emzirmeye başladım. Sonra hemen bir flowcup edindim. Bakıcımıza da eşime de ben yokken bebeğimizi nasıl besleyeceklerini anlattım ve biberonu yok ettim. Ben çözüm bulduğumu düşünerek çok sevinmiştim ama bu sefer alışık olduğum desteği eşimden bile göremedim. Kimse biberonun suçlu olduğuna inanmak istemiyordu. Bardak veya flowcup hem bakıcımıza hem eşime hem de anneme çok tehlikeli geliyordu. Onlara göre bebek memeyi reddediyordu çünkü benim sütüm yeterince gelmiyordu. Okuduklarım olmasaydı bu tepkiler belki direncimi kırardı ve biberon tekrar ortaya çıkardı ama çıkmadı. Ben bebeğimi en az iki yıl emzirmeye niyetliydim artık ve çalışmam, okul ya da başka şeyler buna engel olmayacaktı.

Evdeyken bebeğimle yapışık yaşamaya başladım. "Kucağa alıştırıyorsun, sen yokken zor oluyor" diyen sesleri de "memede uyutma sonra mahvolursun" diyenleri de duymamaya başladım. Okulda ya da ofiste olmadığım her an bebeğim kucağımdaydı, istediği zaman emiyor, memede uyuyor, teni tenime değiyordu. Bebeğimden ayrı kaldığım anlarda da mutlaka süt sağıyordum. Hem de artık, çıkan sütün miktarıyla hiç ilgilenmeden sağıyordum. Süt kaynağımı korumak için sağım yaptığımı, memelerimin bebeğimin ihtiyacına uygun miktarda ve özellikte süt ürettiğini, sağım ile çıkan miktarın bebeğim emdiğinde çıkandan yüksek ihtimalle daha az olduğunu bilerek sağıyordum. Giderek daha çok süt biriktirdim ayrı kaldığımız zamanlarda yaptığım sağımla. Birgün hiç mama verilmesine gerek kalmayacak kadar süt sağmayı başardım. Ertesi gün mama kutusunu da çıkardım hayatımızdan.


Şimdi bebeğim 13 aylık. Hala süt kaynağımı korumak için sağım yapıyorum. Bebeğim emmeyi çok seviyor. Geceleri beraber uyuyoruz ve uyanıp uyanıp istediği kadar emiyor. Geceleri emzirmememi söyleyenleri, uyku eğitiminden bahsedenleri, sütümün suya dönüştüğünü iddia edenleri asla duymuyorum. Kulağımın seçici geçirgen bir filtresi var sanki artık, vicdanımın azıcık bile titrediği aklıma ve duygularıma uymayan hiç bir şeyi duymuyorum. Bebeğim istediği sürece ve istediği kadar emecek. Bu ona verebileceğim güzel şeylerden sadece biri, hayatımız boyunca daha niceleri olacak. Emzirmemek dünyanın sonu değil ama emzirmeyeceksem de bu benim ya da bebeğimin seçimiyle olmalı. Bilgisizliğim yüzünden, başkaları öyle istiyor diye ya da herkes tarafından kabul görmüş yanlış bilgiler yüzünden değil!

Şimdi bizim serüvenimizin kahramanlarına bir kez daha teşekkür etmek istiyorum. Tüm kalbimle teşekkür ediyorum; @mugem.m (Müge Özmen, meme reddi teşhisi koyan sevgili arkadaşım, meslektaşım), @blwbebeği (yenidoğan cup feeding postunun sahibi), @charlotte_emzirme.destekcisi_ (tüm postlarını okuduğum, bebeğimi ve bedenimi anlamamı sağlayan insan), @izmiremzirmedanismani (Seda Diri İliç, postlarının altındaki her yoruma üşenmeden cevaplar yazan, mesajlarımı cevaplayan, anlamamda kocaman payı olan insan. Bir de “meme kenesi” isminin mucidi. Benim bebeğimin de evdeki adı Meme Kenesi 😊)

Kumru Alpaydın, Şubat 2021





Devamını Oku
Hiç yorum yok
Share:

Emzirme Döneminde ilaç kullanımı

Emzirirken ilaç kullanmak güvenli midir?

İyi haber şu ki, araştırmalar nadiren sütten kesmeyi tavsiye ediyor. Sütten kesmeden veya emzirmeye geçici olarak ara vermeden önce daha fazla bilgi isteyin.

Doktorunuz bu güvenilir veri tabanlarindan birine bakabilir:                                                                                                                       


Android ve İphone için indirebilen uygulamalar:




Devamını Oku
Hiç yorum yok
Share:

 Emzirme Döneminde Alkol Tüketimi


Derlenen ve türkçelestiren : Charlotte Codron, Esra Erkut Demiröz


Emziren annelerin bir çoğu kendilerini ara sıra biraz alkol içmek isteyebilecekleri bir durumda bulabilir. 

Yılbaşı akşam yaklaşınca literatür tarayıp uzmanların görüşleri alalım dedik. 

Emziren anneler alkol tüketebilir mi? 

Kadınlar, anne karnındaki bir çocuğa zarar verebileceğine dair kanıtlar nedeniyle hamilelik sırasında alkol tüketmemeleri konusunda uyarılırken, emzirirken alkol tüketmenin riskleri yeterince tanımlanmamıştır. 

Fazla alkol tüketimi ile bebeği emzirmek, bebeğin az kilo almasına veya gelişimini kötü yönde etkilenmesine sebep olabilir. Fazla alkol tüketen bir anne, yeterince emziremeyebilir. Bebek gerektiğinden fazla uyuyabilir veya gerektiği gibi emmediği için alması gerekenden az süt alabilir. Bebeğin motor hareketlerinin geç oluşmasına sebep olabilir. Eğer kendinizin veya tanıdığınızın fazlasıyla alkol tükettiğini düşünüyorsanız, doktorunuza başvurunuz.

Genel olarak, emzirmeden önce kendi vücudunuzda alkol temizlenmesi beklemeniz iyi olacaktır öyle hiç alkol bebeğinize geçmez. Özellikle 3 aylıktan küçük bebekler için buna dikkat etmeniz önemlidir. 

Anne sütüne geçen alkol miktarı annenin kanındaki alkol düzeyine eşdeğeridir. Bir içki içtikten sonraki otuz dakika  ila bir saat arasında, kanınızda ve sütünüzdeki alkol oranı en yüksek seviye ulaşır. 

Alkolün vücudunuzu terk etmesi için gereken süreyi birçok faktörlere göre değişir: Alkol miktarı, alkol tüketirken yemek yiyor olmanız, kilonuz, boyunuz… Ortalama olarak, bir standart içki içtikten sonra, CDC’ne göre iki saat beklemeniz gerekiyor ama karnınız aç ise, minyon tipi veya bir standart içkiden fazla içmişseniz bu süre daha uzun olabilir. 

Bir standart içki ne olduğunu merak ederseniz, şöyle tanımlıyor:

  • 350 ml bira (biranın alkolü %5 varsayarak)
  • 150 ml şarap (alkol oranı %12 varsayarak)
  • 40 ml sert içki (alkol oranı %40 varsayarak)
Kanınızdaki (ve sütünüzdeki)  alkol oranı (promil) tahmini öğrenmek için bu web sayfasını kullanabilirsiniz: Promil Hesaplama.

Alkol anne sütünde artarak çoğalmaz, aynı zamanla kandaki alkol oranının düştüğü gibi anne sütündeki alkol oranı da düşer. Alkol kanı terk ettiğinde anne sütünü de terk etmiş olur.


Sıkça Sorulan Sorular

Alkollü içecek içtikten sonra sütümü sağmalı ve sağdığım sütü atmalı mıyım?

Alkol kanınızdan atıldığında anne sütünden de atılmış olur. Alkol anne sütüne sürekli olarak kalmadığı için sütü sağma ve atma alkolü yok etmez. Sağma ve atma, bol miktarda su içme, dinlenme veya kahve içme vücudunuzdan alkolün atılmasını hızlandırmaz.

Eğer sarhoş olursam?

Sarhoş olan anneler tamamen ayık olana kadar yani alkolün neredeyse tamamı vücutlarında atılana kadar  emzirmemelidir. Sarhoş olana kadar alkol tüketiminden kaçınılmalıdır ama eğer bu durumda ise önceden sağılmış süt veya mama bebeğine verilebilir. Sütü sağıp dökmeye gerek yoktur, anne kendisine geldiğinde süt de temizlenmiş olur. 

Alkol emzirilen bir bebeği etkiler mi?

Evet.  Fazla alkol tüketimi ile bebeği emzirmek, bebeğin az kilo almasına veya gelişimini kötü yönde etkilenmesine sebep olabilir. 

Fazla alkol tüketen bir anne, yeterince emziremeyebilir. Bebek gerektiğinden fazla uyuyabilir veya gerektiği gibi emmediği için alması gerekenden az süt alabilir. Bebeğin motor hareketlerinin geç oluşmasına sebep olabilir. Eğer kendinizin veya tanıdığınızın fazlasıyla alkol tükettiğini düşünüyorsanız, doktorunuza başvurunuz.


 Alkol tüketimi olan anneler bebeğiyle birlikte uyumaması gerekir. Bu kural sadece emzirme ile ilgili degildir ve babalar için de geçerli. Ayni yatakta uyuyan herkes alkol tüketmemiş olmasi gerekiyor. Birlikte güvenli uyuma kuralları ile ilgili daha fazla bilgi için Mc Kenna’ nın kitabına bakabilirsiniz




“Makul ölçülerdeki alkol alımı hepten göz korkutucu olmamalıdır. Birçok ilaçta olduğu gibi alkolün de küçük bir kısmı süte geçer. Emziren kadın biraz alkol alıp normalde yaptığı gibi emzirmeye devam edebilir. Alkol almayı yasaklamak emziren anneler için hayatı gereksiz yere kısıtlamanın başka bir yoludur.”

~ Dr Jack Newman


Kaynak:





Devamını Oku
Hiç yorum yok
Share: